TEK TİPÇİLİK NE MAKSATLA OLURSA OLSUN KÖTÜDÜR!...
27/4/2009
Köy Enstitüleri günah ya da sevapları ile tarih oldu…Tarih oldu ama,”Türkiye Tarihi” açısından,bazılarımız için “tadı damakta” kaldı.
1979 senesi idi..Yeni öğretmen olmuştuk ve Türkiye’miz,her gün onlarca cana mal olan bir “anarşi ortamı” içindeydi. Biz de,öğrenciliğimiz sırasında “anarşi”den en fazla yara alanlardan birisi olarak,öğrencilerimizin bu beladan uzak durması için elimizden geleni yapmaya kararlıydık.
Bu kararımızı,nedensellik ve bilimsellik ile de desteklemek amacıyla “Anarşinin sebepleri” üzerine kafa yormaya başladık…Soruyu,kendimize şu şekilde sorduk: “-Bu anarşi planlı bir olay mıdır yoksa gerçekten ortada bir anarşi mi var?”
Öğretmenlik yaptığımız ilde,Halk Eğitim Müdürü’ne,kütüphaneden,zamanlı-zamansız yararlanmam için ;Yapmak istediğimi ve hangi soruya cevap aradığımı da söyleyerek izin istedim…Halk Eğitim Müdürü, “Bu ne biçim sorudur?” dedi ve ekledi: “-Planlı anarşi mi olur?”
Ben,ona,o zamana kadar edindiğim görüşlerimi anlattım ve şöyle dedim: “-Devlet her şeyi planlama gücüne sahip…O kadar sahip ki,açtığı okullardan istediği sonucu harfiyen alıyor..Mesela,Köy Enstitüsü mezunları hep tek tip insanlar…İçlerinde,bir tane bile Selametçi ve İslamcı kimse yok!..”
Halk Eğitim Müdürü,kendisi de Köy Enstitüsü mezunu imiş…”Evet!” dedi..”Şu anda düşünüyorum da hiç kimseyi bilmiyorum ve olacağını da sanmıyorum..”
Halk Eğitim Müdürü’nün bu tanıklığı benim için çok önemli oldu…O zamandan sonra da,karşılaştığım her Köy Enstitülü’ye aynı soruyu sordum ve hepsinden de aynı cevabı aldım.
-Köy Enstitüleri mezunlarının hepsi,”tek tip insan prototipi”ne en güzel örnektirler.
Bu “tek tiplik” bir çoğumuza göre çok anlamlıdır…Üstelik,bu anlam,bir de bu Köy Enstitüleri Projesinin ne kadar başarılı ve “çağdaş” bir proje olduğunun da delilidir… Çünkü,bu okullar,sözde “çağdaş” ve “devrimci” nesilleri yetiştirmişlerdir. Yobazlığa ve gericiliğe karşı yılmaz bekçiler yetiştirmişlerdir.
Evet…Tek tip…Tek tipi de “devrimci” nesiller yetiştirmişlerdir..İçlerinde bir tane bile “istisna” yoktur.Bu yüzden,şahsen,benim için olabildiğince anlamsız..Olabildiğince dayatılan,olabildiğince insanlık dışı bir proje olarak tarihe gömülmüşler ve iyi ki de gömülmüşlerdir.
Denilecek ki..”Niye?”
Şu sebeple:…Allah Teala,dileseydi,insanları tek ümmet olarak yaratırdı…İnsanların,insan olmalarının bir şartı,”seçebilir” oluşlarıdır..İnsanlar,farklı olmayı ve farklılığı kabul edebilir olmalıdır…Halbuki..Bu okullardan mezun olan insanları gözetleyiniz:..Bunca geçen senelerin yontma ve yontulma durumu da üstlerinde olduğu halde,Toplum içinde,farklılığa en tahammülsüz..Farklılığı ve farklı tercihleri en saygısız ve acımasız şekilde kötekleyen insanların,”onlardan” olduklarını göreceksiniz.
Gözetleyin…Eğer,gördüğümüzden farklı bir şey görürseniz….”Huu!” deyin..Biz anlarız.
Tek tipçilik…Allah indinde de…”İnsan”lar indinde de,kötü bir şeydir..Üstelik,ister,”Allah Adına” ister Çağdaşlık adına,ister devrim adına…İster,Atatürkçülük adına …
Tek tipçilik,Faşizmin diğer adıdır.
Aymatov ne güzel demiş:
“-Bütün ayakkabıları kendi ayağına göre yapmıştı..Namussuz herif.”
Tek tipçilik böyle bir şeydir.