Nereden çıktı bu kızlar?
16/4/2008 -Kategori: Başörtüsü
Homo-laicus toplantılarda,eskiden, Üniversitelerde, "başörtüsü talebi"nin hiç olmadığı söyleniyor ve "Bunlar,1980'den sonra siyasi bir hareket olarak ortaya çıktı" deniliyor. Böylece,kendi akıllarınca, olayın,"siyasi" olduğu isbatlanmış oluyor.
Bu söylem ne kadar doğru: Ne kadar gerçekçi..Ne kadar yerinde..Veya ne kadar saçma!?
Gerçekten de,1968 yılına kadar,Üniversitelerde,"başörtüsü talebi" İlahiyat Fakültesi de dahil olmak üzere hiç bir yerde olmamış. 1968 yılında,Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde Hatice Babacan isimli bir öğrenci "başı örtülü" olarak okumak isteyince,Türkiye Üniversiteleri böyle bir olayla karşılaşmış. Olayı,bu şekilde değerlendirdiğinizde,homo-laicus toplantılarda anlatılanlara hak vermemek elde değil.
Ama...
Evet,gerçek bu.Ama, Türkiye'de belli bir zamana kadar,kız çocuklarının okullara hiç gönderilmediğini,kızlarını okula gönderen ailelerin "katilik" olarak dışlandıklarını düşünürseniz, olmayan kız öğrencinin,başörtüsü talebinin olmadığını akıl etmek çok da zeki olmayı gerektirmediğini de düşünür ve söylenenlerin sağlıklı bir dğerlendirmeye dayanmadığını görürsünüz.
En sosyetik bir okulda dahi kız öğrenci sayısı,"Hababam Sınıfı" örneğinde olduğu gibi üç-beş çiçek kadar olduğunu görebilirsiniz.Bunlar da,zaten,toplumun,başını örtmeyen bir takım mahfillerinin çocukları olması sebebiyle,"Anasının kızı"
olmaktan öteye bir kıyafet giyemezler ve başka bir kıyafeti taleb edemezlerdi. Dolayısıyla,gerçekten,başörtüsü talebi hiç yoktu.Varsa bile dile getirilmiş de değildi.
1975-76'DA NE OLDU?
Öyleyse,şimdiki vakıaya baktığımızda,gerçekten,bu kızların 1980'den sonra,nereden çıktıklarını gelin,hep birlikte sorgulayalım.
Türkiye'de,"dindar kesim"in "Devlet okulları" ile barışması İmam-Hatip Mektebleri ile başlar...Hele,kız çocuklarının okullaşması ise İmam-Hatip Mekteplerinin, "Kız öğrenci" almaya başlamasıyla hız kazanır..Nüfus yapımız, şehirleşme ve kız çocuklarının okullaşma süreci üzerine yapılacak bir araştırma,hemen ilk elde, kızların okullaşma zamanının 1976 yılından sonra hızlandığını görecektir. Çünkü,1975 yılına kadar,İmam-Hatip Liseleri,bir "Meslek Lisesi" ve "Erkek Mektebi"idiler.İmam-Hatip liselerinin,bir "erkek mektebi" olması,o günün "homo laicus" kesimlerin tepkisini çekiyordu.Bu kesimler olayı "kadın düşmanlığı" şeklinde ele alıp "-Bunlar kadını şeytan gören anlayıştadırlar.Bu yüzden,kadının dini eğitim almasını bile kabul etmezler.İşte bakın, İmam-Hatip okullarına bile kız öğrenci almıyorlar. Çünkü, bunlar, kadını şeytanın bir şubesi olarak görürler." diyorlardı.Sonunda,bu konuşmalardan etkilenen bir "baba" "Gericiler"e inat olsun diye,kızını alıp İmam-Hatip Lisesi'nin kapısına dayanmış ve "Cinsiyet ayrımı yapamazsınız. Bu Atatürk ilkelerine ve Çağdaş Cumhuriyet değerlerimize aykırıdır.Kızımı bu okula kayıt edin" demiştir.Bu "Çağdaş" vatandaşımız,okulun "Kaydolmak için erkek olmak şarttır." şekilindeki yönetmelik maddesi (İdari yönetmelik madde 117) ile karşılanmış ve bu "çağdaş talep" hemen oracıkta reddedilmiştir.
Ancak,bu çağdaş vatandaşımız,aldığı bu red cevabı ile bu "Çağdışı" yönetmeliği "DANIŞTAY" nezdinde dava etmiştir.
Bu anlattığımız olay 1975 yılında olmuştur.Danıştay,bu dava sürecinde,Milli Eğitim Bakanlığı'ndan "savunma" istemiş ve Bakanlık,bu yönetmeliğin Milli Eğitim Şurası ve Talim-Terbiye Genel Müdürlüğü kararlarına istinaden bu şekilde olduğunu beyan ederek, "erkek olmak şarttır" maddesinin,bu okullarda verilen eğitimin özelliğinden kaynaklandığını belirtmiştir.Fakat,Danıştay,bu savunmayı yeterli görmemiş olacak ki,aldığı bir "ara karar" ile Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan da görüş sormuştur...(Danıştay'ın,Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan görüş istemesi o zamanın hakimlerine göre Laikliğe aykırı görülmediğini ayrı bir yazı konusu sayarak geçelim...) Danıştay,Diyanet işleri Başkanlığı'ndan,İmam-Hatip Okullarında okutulacak kız öğrencilerin istihdam alanlarının olup-olmadığının bildirilmesini istemiştir..Diyanet,bu soruya verdiği cevapta,bu okulları bitirecek kız öğrencilerin çeşitli alanlarda istihdam edilebileceğini ve bu eğitimi kızların da almasının toplumsal fayda sağlayacağını bildirir. Danıştay, sonunda, İmam-Hatip Okulları Yönetmeliği'nin "Erkek Olmak şarttır" maddesini iptal eder. (Danıştay 11.Daire 1975-24 Esas No'lu 1976-4374 sayılı karar)
Böylece,1976 yılından itibaren,Çağdaş bir "Baba"nın mücadelesi ile "Haydi Kızlar İmam-Hatibe" dönemi başlar..
1976 yılına kadar,erkek çocuklarını bile okullara göndermeyen aileler, "Mademki dini eğitim de alacaklar.O halde,kızlarımızı da gönderelim" diye ellerinden tuttukları kızlarını,İmam-Hatip okullarına kayıt ettirmişlerdir.Anlaşılacağı gibi, bu çocuklar, 1976 yılında okullara kaydolmuşlar,1980 yıllarında da Lise Mezunu olarak Üniversite kapılarına dayanmışlardır.
Böylece,anlaşılmış oluyor ki:...Homo-laicus kesimlerin,"Nereden çıktı bu kızlar?" diye sormaları ve bunu bir "siyasi hareket" olarak görmeleri kendilerine ait bir başka hezeyandır.
Vaktiyle.."Bunlar kadın düşmanıdırlar.Bunlar,kadını şeytanın bir şubesi olarak görürler.İşte bakın,din eğitimi veren İmam-Hatip Okullarına bile kız öğrenci almıyorlar..." diye çağdaş hörelenmeler yapmasaydılar ve Danıştay Kapısını
zorlamasaydılar, şimdi "Nereden çıktı bu kızlar?" diye bir soruyu da sormayacaklardı.
Bir de.."Allah'ın sopası yoktur" demiyorlar mı?
Kendi cehennemlerini kendileri kuruyorlar.Haberleri yok...
Herkeslere selamlar.
Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!