BAŞÖRTÜSÜ ZİNAYI ŞİKAYET Mİ EDİYOR?
29/3/2008 -Kategori: Başörtüsü
Partiler,”Başörtüsü” konusunda özgürlük adımları atıyorlar diye kapatılıyorlar. Bir parti,”Zina”yı suç olmaktan çıkardı diye ayakta alkışlandı.Ancak,Üniversitelerde okuyan kız öğrencilerin başlarını örtebilmelerine imkan sağlayan düzenleme yapmaya kalkıştı diye,şimdi kapatılma tehdidi altında…
Başörtüsü konusu,Türkiye’de ,öyle anlaşılıyor ki,bazı kişiler ve güçler için “namus meselesi” haline gelmiş…Hani,”namus” dediysek,sanılmasın ki,gerçek anlamda ”namus”tur. Bunlara yakışacak olan “namus” üç heceli ve iki adet “na” barındırıyor. Yoksa, keşke, koruyacakları bir namusları olsa da biz de edebimizi muhafaza etmiş olsaydık.
Kitaplarda mı okuduk yoksa vaazlarda mı dinledik,tam olarak bilemiyorum:..Efendimiz buyurmuş ki:. “Öyle bir zaman gelecek ki,o zamanda sokaklarda serbestçe zina edilecek. Zina yasak olmayacak ve fakat zinayı şikayete giden ceza görecek.Çünkü,şikayet mercii makamlarda öylesi ilişkilerden doğmuş insanlar olacak!...”
Zina’yı suç olmaktan çıkaran hukuki düzenlemeler sırasında,”yasak”lığı yönünde direnç meydana gelince, bütün Avrupa’nın ve yerli işbirlikçilerinin nasıl ayağa kalktıklarını düşünün. Sonunda, zina konusundaki düzenleme namus anlayışlarına uygun şekilde gerçekleşti de Türkiye büyük bir gerilimden kurtuldu. Bakıyorum da, meşhur İddianame içeriğinde bu konu hiç yok. Sayın Savcımız,”Bu parti bir yandan, kişilerin zina edebilmelerini yasal güvence altına alırken, öte yandan, kadınların başlarını örtebilmelerine imkân sağlayacak düzenlemeler ile toplumda sağlıklı bir şekilde değerler sistemi oluşmasına darbe üstüne darbe indirmektedir.” Deseydi, gerçekten,toplumun hukukunu koruma yönünde görevini yapmış olurdu.Ama,Savcımız böyle demiyor:..Zina, onun şikayet konusu değil…Kadınlar,nasıl olur da başlarını örtebilirler?...Bir parti,nasıl olur da Üniversitelerde okuyan kız öğrencilerin başlarını örtebilmelerine karşı çıkmaz…Bu Elli kere,yüz kere,bin kere laiklik ihlalidir…Savcımız,
bundan şikayet ediyor…Laiklik,meğer,namuslu olmaya karşı bir ilm-i hal imiş…Halbuki,biz laikliği,”namus” konusunda “nötr” bir kavram olarak bilirdik.
BAŞÖRTÜSÜ ZİNAYI ŞİKAYET Mİ EDİYOR?
Şimdi,basit anlamda düşünelim: Bu ülkede,yasak olanın “zina” olması gerekiyor. İnançlarımıza aykırı olarak zina artık hukuken yasak değil…Yasak olmamasını anladık. Anladık anlamasına da,acaba diyorum:..Böyle bir ortamda kadınların başlarını örtebilmelerinin yasak olması ve üstelik bu yasağa örgütlü olarak karşı çıkmanın “ceza”landırılma sebebi sayılması,bunu böyle sayanlarca “zinayı şikayet” olarak mı algılanıyor? Bu yüzden mi,şikayetçi konumundaki başörtüsüne ve başörtüsünü savunanlara ceza verilmeye kalkılıyor?
Sormak gerekmiyor mu?...Başörtüsü,zina’yı şikayet anlamı taşımıyorsa…Başörtülü insanlar ve başörtüsünü savunan insanlar bu sebeple cezalandırılmak istenmiyorsa,hangi sebeple,bir insan,bir başka insanı,başını örttüğü ve başörtüsünü savunduğu için cezalandırmaya kalkabilir?..Hangi hukuk sistemi,böyle bir cezalandırma sistemine rıza gösterebilir?
Ben,şahsen, Başörtülülerin ve başörtüsünü savunanların cezalandırılmaları yönündeki gayretleri,bir hukukileşme çabası olarak görmüyor ve göremiyorum…Bunun sebebi, bu topraklarda yüz yıllardır “hadis” diye kıymet verilen yukarıya alıntıladığım sözlere olan inancım olabilir…Düşünüyorum ki,başörtüsü zinayı şikayet ediyor ve bu zaman öyle bir zaman ki,şikayet edilen değil de şikayet eden cezalandırılmaya kalkılıyor. Çünkü,ortaya şahsa yönelik bir tecavüz ortaya çıkıyor ve şahıslar,kendilerini savunmak zorunda kalıyorlar…Başörtüsünü savunanlara karşı cezalandırma arzusu ancak böylece hukuki bir alan bulur.Bunun sebebi de, yürürlükteki kanunlara göre,zina her ne kadar yasal koruma altında olsa da,zina ile meydana geldiği sabit kimselere dahi, zina mahsulü olacak şekilde peydahlanmış olmalarına uygun isimlendirmenin,isimlendiren kişi aleyhine cezalandırılmaya müstahak bir fiil olarak tanımlanmış olmasıdır…Gavura nasılki gavur denilemiyor bunlara da kendi durumlarını bildiren isimlerle hitab etmek veya bu hitabı çağıran şikayetler yapmak da yapılamıyor,zahir.
Sonuç olarak,bazı şahıslar,başörtüsü ile zinanın şikayet edildiği inancı ile kendi hal ve ahvallerine yönelik bir tecavüz olduğu zehabı ile hareket ederek,başörtülü olmayı ve başörtüsünü savunmayı,kendilerine yönelik bir isimlendirme şeklinde mi algılıyorlar?..Bilemiyorum.
Değilse,bu gayret,bu hiddet,bu şekavet niye?