Alevi Dindarlığı Solculukla mı temsil edilir?
1/7/2007
Kendilerini “alevi örgütü” olarak tanımlayan bir “dernek” yetkilisi şöyle diyor: “Alevi oylar Sağ’a giderse,sorumlusu Sol Partilerdir.” Yani,”Alevi”ler Sol Partilere rey vermişler ve şimdi de verecekler ama,ortada bir belirsizlik var ve şimdi bazı Aleviler Sağ Partilere rey verecekler…Bunun sorumlusu da mevcut Sol Partiler ve bu partilerin anlayışları olacaktır.”
Düşünmek gerekiyor:..Bu konuşmayı yapan kişiler,Türkiye’de kendilerini “alevi” olarak iddia ve ilan yükümlülüğünde sayan kişiler…Yani,”alevi” oldukları,bizzat kendileri tarafından umursanan kişiler…Bu konuyu o kadar çok umursuyorlar ki,hangi partiye rey verecekleri konusunu düşündüklerinde,kendilerinin “alevi” olduklarına dikkat etmek ve “Biz alevi olduğumuzdan,şu partiye rey vermek zorundayız” diye düşünmek zorunda kalıyorlar…Başka hiç bir "din" ve "mezheb" gurubunda olmayan bu zorunluluğun nedenselliğini düşünmek zorundayız…Ama,nasıl düşünelim?
“Alevilik” konusu “dinsel” bir konu…Düşünülen alan ise,”siyasal” bir konu….Dinsel konu,”dindarlık” kavramına bağlı,siyasal alan ise “din-dışı” olması gereken bir alan…Daha doğrusu,mevcut Siyasal Partiler Yasası kurallarına göre,”din dışı” olmak zorunda…Mevcut kurallara göre,ne partiler “dinsel” bir propaganda yapabilirler ne de vatandaşlar,rey verdikleri partiye “dindarlık” payesi verebilir ve ilan edebilirler.Buna rağmen,”aleviler” için “sol” partiler bir “kaftan” olarak biçiliyor.Üstelik,”alevi”ler tarafından…Bunu nasıl anlamalıyız?
Kişinin,kendisinin "alevi" olduğunu düşünerek,kendisine siyasal bir parti seçmeye kalkması,siyasal bir gerçekçilik mi yoksa dinsel bir gereklilik midir?..Düşünülmesi gereken konu budur ama cevabı berilmesi gereken soru ne olmalıdır?
Sorulması gereken soruyu şimdi soralım:..Konu,”alevi dindarlığı” ise,bu dindarlığın Sol Partiler ile ilgisi nedir?
Soruyu tersinden de soralım:..Konu,”din-dışılık” ise,dünyaya,seculer (din dışı) olarak bakmak zorunda olan Sol Partiler için Aleviliğin “din dışı” bir anlamı mı vardır?
Her iki sorunun da ne akli ne de hukuki bir cevabını vermek ve verebilmek mümkün değildir.
Aslında,cevabı verilmeyen ve verilemeyecek olan çok soru var.
Mesela:…Alevilik,ne hakla “Atatürkçü” olabilmektedir? Aleviler ve Solcular,Atatürkçü oldukları halde,Aleviliğin en yoğun olduğu Tunceli’miz,neden,”Terör Üssü” olarak kullanılabilmektedir?..Tunceli’mizin,Gerek bölücü ve gerekse İdeolojik Terörün üssü olarak kullanılabilmesini mümkün kılan olay nedir?
Aklımıza,Tunceli'mizin,Alevi olduğu mu gelmeli...Bu il vatandaşlarımızın Atatürkçü oldukları mı gelmeli yoksa Tunceli ahalisinin ne kadar çağdaş ve ulusalcı olduğunu mu akletmeliyiz?
Kendileri blok olarak hem dindar alevi,hem Atatürkçü,hem çağdaş,hem ulusalcı ve hem de solcu oldukları halde, bölücü ve ideolojik terörün üssü halinde olmak,düşünülesi bir problem teşkil etmiyor mu?
Düşünün…Tekrar düşünün.
2 yorum yazılmıştır.
2009-10-26 18:19:42 - Tunceli
Yazan: isimsiz1000 2000 kisinin yaptigi seyleri butun Tunceliye itham etmek ahlaki degil. O halde Konyadada icki satisi fazla diye butun Konya alkolik mi?
Bağlantı - -
2008-04-30 23:36:23 - Selam ü Aleykum
Yazan: isimsizBu ülkede Alevilerin yaşadığı Tunceli'nin, sırf Aleviler yaşıyor diye, terör üssü olarak sorgulanması biraz abes olur. Bingöl vb. birçok doğu ilinde sünniler ağırlıktadır. Oralarda da teröristler adeta üsler kurarak hainliklerini sürdürmektedirler. Şimdi bu illerdekiler sünni diyerek oraların, sünni olmalarından dolayı, terör üssü haline gelmiş olmalarını sorgulamak doğru mudur? Bunu herkes biliyor ki bu ülkenin, coğrafi yapısı nedeniyle hain saldırılara en elverişli yerleri Bingöl, Tunceli, Bitlis, Elazığ vb. birçok doğu ve güneydoğu ilidir. Bu nedenle Alevilerin çoğunlukta olması Tunceli'nin bu konumunu değiştirmez. Ayrıca bu ülkede dini siyasete alet edenler ortadadır. Alevilerin neden Sol partileri tercih etmiş olduklarının geçmişte aramak gerekir. Sünniler de büyük çoğunluk olarak sağ partileri tercih ediyorlar. Bu azımsanamaz bir gerçektir. Bu nedenle Alevilerin Sol partileri tercih etmesi kadar doğal bir durum yoktur. Ayrıca Sol bakış açısı; fakire, yoksula, yetime yardım etmeyi öngörür. İslami bakış açısı da bu şekilde bir yaklaşım sergiler. Bu nedenle dini ve siyasi olarak bir karşılaştırma yapıldığında İslam Dinimizin, Sol ideolojiyle büyük çapta bir örtüşme sağlamış olduğunu vurgulamak gerekir. (Sosyal devlet anlayışı yönüyle) Ayrıca şunu açıkça belirtmek gerekir: Tunceli köken olarak Türkmen'dir. Horasan Alevi Türkmenleri'nin (Sarı Saltuk -kendisi Anadolu'da kurulan ilk Türk beyliklerinden biri olan Bey'dir- gibi... Daha birçok örnek verilebilir... bu en küçük örnektir ) yerleştikleri yerlerden yalnızca birisidir. Bunu göz ardı etmemek gerekir. Ayrıca Tunceli'de yuvalanan teröristler Tunceli'nin kendi halkından mıdır? Bunu da öğrenmek gerekir. Hepimiz biliyoruz ki Kuzey Irak ve Suriye sınırından sızan teröristler arazinin uygunluğu nedeniyle en önce bu bölgelerde hain eylemlerini gerçekleştirmeye çalışmaktadırlar. Ki bu bölgelerin yanı sıra Giresun, Gümüşhane vb. birçok bölgede de teröristlerin yuvalandıkları ve eylem gerçekleştirdikleri görülmektedir. Bu nedenle Türkiye'de birçok bölgenin terör üssü olarak kullanıldığını düşünürsek Tunceli bu yerlerden yalnızca biri olarak karşımıza çıkar. Ve o yerin içinde yaşayan halkla bu yuvalanmanın hiçbir ilgisinin olmadığını da doğal olarak karşımıza çıkar. Bu ülkede dini sömürü yapanlar da bellidir, dini siyasete sokmuş olanlar da bellidir, din kisvesi altında yüz kızartıcı suç işleyenler de ortadadır. Bu nedenle herkes bulunduğu konumda önce aynaya bakmalı kendine çeki düzen vermeli ve en önce kendisini yargılamalıdır. Asılsız düşüncelerle hiçbir iş yürümez... Allah'a emanet olun... Selametle...
Düzenleyen temkur gün: 1/5/2008 saat: 16:28
Bağlantı - -